21 Şubat 2014 Cuma

Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor

Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile  tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.

İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için  www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.

Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları  projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak.    

Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak;  “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git”  kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi.

Katılım koşulları

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına  www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Şubat 2014 Cumartesi

Bayanlara Yapılmaması Gereken Davranışlar

    Erkekler olarak bayanlara karşı yapılmaması gereken davranışları yazmadan önce küçük bir anektod düşmek istiyorum. Hiçbir kadın kendine yapılanı unutmaz. Eğer yapılmaması gereken şeyi yaptığınız kadınla bir ömür geçirecekseniz yapmadan önce tekrar tekrar düşünmenizi tavsiye ederim.





Yalan Söylemek

    Her insan yalan söyler. Bazen bir durumu kurtarmak için bazen bir şeyleri saklamak için. "Benimkiler pembe yalanlar" deseniz de, buna siz değil sevgiliniz karar verecek. Siz yalanınız ortaya çıktıktan sonra kendinizi ne kadar anlatmaya çalışsanızda nafile. Bir kere size olan güveni sarsılmaya görsün.

    O sebepten tavsiyem daha sonradan kendinizi anlatmak yerine olanı ondan saklamayın. Belki ilk söylediğinizde size tepki bile vermeyeceği bir konu hakkında söylediğiniz yalan hiç beklemediğiniz zamanlarda karşınıza çıkacaktır.

Kıskandırmak

    Sevgilinizle aranız kötü ve siz onun ilgisini üstünüze çekmek istiyorsunuz. Bu yöntem kesinlikle onu
kıskandırmak olmamalı. Kıskandırmak onun tüm ilgisini üstünüze çekecektir ama bu sizin için hayırlı olur mu onu kestirmek çok zor. Ayrıca unutmayın ki sadece tehlikede olan siz değilsiniz. Sevgilinizi kıskandırmak için yanaştığınız diğer bayan arkadaşın da hayatı tehlikede.

Eleştirmek

    Bayanlar ne kadar eleştiriye açık olduğunu söylese de siz her gördüğünüz şeyi eleştirmeyin. Beğenmediğiniz davranışları veya başka noktaları söylemek tabi hakkınız ama "Saçını neden böyle yaptın", "Bu elbise sana hiç yakışmamış" gibi eleştiriler kırıcı olacağı gibi daha sonraki zamanlarda onun da size aynı kırıcılıkta davranabileceğini unutmayın.

    Tekrar hatırlatmak isterim ki kadınlar asla unutmazlar. Ayrıca sağlıklı bir ilişkide sevgi ve saygı ne kadar önemliyse hoşgörüde en az onlar kadar önemlidir.

Şiddet Uygulamak

    Bir bayana şiddet uygulamak kesinlikle ve kesinlikle insanlık dışıdır. Aslında böyle bir madde yazmak bile saçmalıktan öte bir şey değil ama üzülerek yazıyorum ki günümüzde hala şiddete maruz kalan, bu sebepten hayatlarını kaybeden bir çok kadın var. Sadece kadınlara karşı olan şiddete değil çocuklara, hayvanlara hatta şiddetin her türlüsüne karşıyız.

    İşin kısacası bayanlar söz konusu olduğunda yapacağınız her şeyi bir kez daha gözden geçirin. Ağzınızdan çıkacak her kelimeyi bir kez daha düşünerek konuşun. Bu kısa hayatta kimseyi lüzumsuz yere kırmamak gerekir ama eğer karşınızdaki hayat arkadaşınızsa kırmayı bir yana bırakın el üstünde tutmak gerekir.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Hatalar Üzerine

 Nedenlerle nasıllarla geçiyorsa insan hayatı, tam anlamıyla hakim olamamıştır bu dünyada ki yaşantısına. Yani olabilecekleri ne önceden görüp önlem alabilmiş ne de olanların hangi sebeplere dayalı olduğunu kavrayabilmiştir. Bir de yaşadıklarını irdeleyip kendine bir ders çıkaramamışsa vay haline.




    Hepimizin böyle zamanları olmuştur mutlaka. Hayat hiç anlamadan vurur tokadını. Sen nereden geldiğini, bu darbeyi nasıl aldığını düşünürken her şey  için çok geçtir artık. Yediğin darbe canını öyle acıtmıştır ki gözlerin yaşarmıştır yanağının yanmasına. O yaşlı gözlerle zaten çokta bir şey görmene imkan yoktur artık.

    Sakin bir yere oturup düşünmek lazım bunun üzerine. Ben nerede hata yaptım, benzeri bir olayı yaşamamak için ne yapmam lazım falan. Ama yaşadığında yanına acı bir ders olarak kalmıştır. Ne zamanı geri alabilir, ne de yaşanan olayın izlerini silebilirsin. Zaman her şeyin ilacı evet elbet iyi gelecektir ama yanaktan silinen iz hafızalardan bir ömür boyu silinmeyecek ve her zaman karşına çıkacaktır.

    Her insan hata yapar. Önemli olan yaptığın hatanın farkına varabilmektir. Hata yaptığını kabullenebilmektir. Yaptığın hata başkasını yaralamışsa özür dileyebilmektir. Yaşananlar silinmez ama gönül almak önemlidir.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Avrasya Maratonu'nda AKUT Sizin Hayat Nefesiniz!

“HER ADIM BİR NEFES”

17 Kasım 2013 tarihinde düzenlenecek olan Avrasya Maratonunda AKUT, Adım Adım Oluşumu ile birlikte, “HER ADIM BİR NEFES” sloganı ile koşuyor.

Sadece koşmayan, koşarken başkalarına da yardım etmeyi ilke edinmiş gönüllülerden oluşan Adım Adım, Türkiye’nin ilk yardımseverlik koşu grubudur.

AKUT, Arama Kurtarma Derneği,  gönüllülük, karşılıksız yardımseverlik, insan hayatına değer vermek,  dürüstlük ve güvenilirlik ilkeleri ile Türkiye’nin yanı sıra, dünyanın büyük afetlerinde de ülkemizi temsil etmiş ve Birleşmiş Milletler’in dünya afetleriyle mücadele gücüne dâhil edilerek Türkiye’nin Birleşmiş Milletler tarafından akredite edilmiş ilk ve tek, gönüllülerden oluşan arama kurtarma ekibi olmuştur. 1996 yılında kurulduğu günden bu yana gerçekleştirdiği 1.434 operasyonda, 1.812 insanın hayatını kurtarmıştır. Yaşamı kutsal ve en değerli olarak kabul eden AKUT gönüllüleri, aynı zamanda 111 operasyonda 225 hayvanın da kurtarılmasını sağlamıştır.

Doğal afetlerde, enkazda, doğada, karda, kışta, gece gündüz demeden zor durumda kalan herkese hatta tüm canlılara yardımcı olan AKUT, Adım Adım’la Avrasya Maratonu’na katılarak zor durumda kalan daha çok yaşama nefes aldırabilmek, daha fazla hayat kurtarabilmek için duyarlı vatandaşlarımızı bağış yapmaya davet ediyor.

“HER ADIM BİR NEFES” sloganı ile koşacak - yürüyecek olan gönüllüler,  doğal afetler sonucu binlerce insanımızı yitirdiğimiz felaketlerde AKUT için destek oluşturacaklar. Elde edilecek bağışlar, arama ve kurtarma çalışmalarında kullanılan araçlar, tıbbi ve teknik malzeme gibi önemli operasyonel lojistik ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacaktır.

Siz de, Adım Adım ile AKUT için “HER ADIM BİR NEFES” projesini destekleyin,  nice hayatlar kurtarılmasına yardımcı olun, küçük bir destekle bir hayat da siz kurtarın...

Desteğin için gerekli banka hesap detayı:

Banka Havalesi:

AKUT Arama Kurtarma Derneği

Türkiye İş Bankası

Şube : Gayrettepe Şubesi (1080)
Hesap no : 801384
İban no : TR47 0006 4000 0011 0800 8013 84
Kredi Kartı : http://www.akut.org.tr/bagis-yap
Açıklama : AA/AdınızSoyadınız/BağışcıAdSoyadı

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Kıskançlık

    Birini deli gibi sevmek ve kıskanmak... Bir insan bir insanı neden kıskanır?


    Şuna inanıyorum ki sadece gerçek sevmelerde, sevişmelerde olur kıskançlık. Hem de hastalık derecesinde. Gözünden sakınırsın, sadece ve sadece sana ait olmasını istersin her anlamda.



    Bu devirde çok fazla kıskanç insanın var olduğunu düşünmüyorum. Varsa bile bu bir elin parmaklarını geçmez herhalde. Çünkü ortada sevgi saygı olmayınca, güven olmayınca sağlıklı bir ilişkide olmuyor, kıskanılacak bir kişilikte. Şimdiki aşklar çıkar ilişkisi evlilikler mantık evliliği olmuş. Aşkı satmışlar haberimiz olmadan sahte sevgiye, sahte sevgiliye...

    Emek vermediğin hiç bir şeyden karşılık bekleyemeyeceğin gibi her şeyinde bir karşılığı var bu hayatta. Şimdiki aşklar parayla pulla... Satın aldığın bir eşya gibi düşün. Sıkılınca bir köşeye fırlatıp atarsın, yerine yenisi gelir. Bir ömür geçer böyle ucuz şeylerle.

    Ama gerçek sevgi, gerçek sevgili karşılık beklemeden direnir hayata. Sevgi kelimesini kaybedeli çok oldu. O yüzden "kıskançlık" tozlu raflarda yerini aldı.


   Birde başkasının başarısını, kazancını, konumu kısacası başkasının hayatını kıskanan kıskançlar var ama bu başka bir yazının konusu...


                                                                                                  Yazan : AnqeL


2 Kasım 2013 Cumartesi

Blog Yazarlığında Tükenmişlik Sendromu


    Belkide hemen hemen her blog yazarının başına gelen bir olaydır konu bulamamak. Bir blog oluşturdunuz ve buna gerçekten emek vermeye başladınız. Bir kaç güzel yazı, sayısı gün geçtikçe artan izleyiciler ve olumlu geri dönüşler.

    Evet bu iş hoşunuza gitmeye başladı ve bu işin sonuna kadar gideceksiniz. Ama bir süre sonra belki de adı tükenmişlik sendromu olan şey başınıza geliyor ve artık blogunuza yazacak birşey bulamaz oluyorsunuz.

    Bu yazdıklarım benim başıma gelenleri özetliyor aslına bakarsanız. Hatta bu sebepten bir süre bloguma ara vermek zorunda bile kaldım. Yazacak bir şeyler bulamamanın yanında bu iş için zaman ayırmakta zorlaşınca mecburi bir ara oldu bu.

    Bu arada yeni denemeler ve yeni başlangıçlarda yapmaya çalıştım ama bir süre geliştirip yarım bıraktığım bloguma devam etmek daha mantıklı geldi.

    Peki tekrar yazacak konu bulamama gibi bir durumu yaşar mıyım? Evet yaşayabilirim elkbette ama bu sefer daha temkinli ve daha donanımlı olmaya çalışacağım. Aslına bakarsanız konu bulamamak üstüne yazdığım bu ufak yazı bile bir konu. Yani isteyince, araştırınca ve vakit ayırınca bu sorun ortadan kalkacaktır. Aklımda olan başka bir şey ise çok yazarlı bir blog oluşturmak. Tabi bunu zaman gösterecek şu an için kesin birşey yok.

    Umarım blog yazan kimse böyle sorunlar yaşamaz ama unutmamak lazım ki bu ve bunun gibi sorunlar her blog yazarının başına gelebilecek şeyler. Önemli olan vazgeçmeden devam etmek ve kendinizi geliştirmeye çalışmak.Yani çok çalışmamız lazım arkadaşlar çok.

27 Ekim 2013 Pazar

Salvador Dali - Zodyak


    Havanında güzel olmasını fırsat bilip izinli günü değerlendirmek adına ilk günden beri gitmek istediğimiz Salvador Dali' nin Zodyak adlı resim sergisini dolaştık bugün.



    Çok büyük bir sergi olmasa da Dali' nin 46 adet eserini yakından inceleyip o zamana şahit olmak beni mutlu etti. Yaptığı eserleri gördükçe " bu neyin kafası, hangi hayal gücü bunları üretebilir" diye kendime sordum bir daha. Sürrealizm akımının en güzel örnekleri bence.

Sergi alanından bir fotoğraf

    Edirne' de oturup hala bu sergiyi görmek isteyenler için sergi 3 kasıma kadar Ekmekçizade Kervansarayı' nda sergilenmeye devam edecek. Eğer nasıl değerlendireceğinizi bilmediğiniz birkaç saatiniz varsa güzel atmosferi, güzel müzikleri ve harika tablolarıyla bu sergiyi dolaşabilirsiniz.